www.degirmendergi.com
Eğitimde Şiddet - Abdurrahman Kardaş
Şiddetin hayatımızdaki yeri, şiddeti meydana getiren sebepler, şiddetle oluşan olumsuzluklar ve bu olumsuzlukların topluma etkisi özenle incelenmelidir. Bunların tümü incelenirken, şiddetin evrendeki ve doğadaki durumuna göz atmamız gerekmektedir. Doğada şiddetin çeşitlerini görebilmekteyiz.' Yaşanmış Bir Kuma Hikayesi / Bahtı Körocak Rabia / Mahmut Kaya
Şanlıurfada kadın olmak zordur. Hele kuma olmak daha da zorlaştırır hayatı. Rabia, ikinci eş yani, kuma..60 yaşında.. evlilik hikayesini anlatmaya başlarken yüzünü bir gerginlik kaplıyor. Yüzünde ve sesinde yılların biriktirdiği acıların aksini hissetmek mümkün. Konuşurken sanki yıllar önce yaşadığı acılar tazeleniyor. Köyde doğmuş Rabia, evlilik çağına geldiğinde babası hayata gözlerini çoktan kapamıştır.' Necati Mert İle Taşaralı Medrun Bey Üzerine
Yeni Sakarya Gazetesini okuyanlar her hafta Salı günü Necati Mertin yazılarını görürler. Yerel, ulusal, küresel konulara farklı bakış açılarıyla yaklaşan Necati Mert her yazısında öykücülüğününde etkisiyle okuyanı uzun düşünce yolculuklarına çıkarır. Benim değinmek istediğim bir yıldan uzun süredir bu yazılarından bağımsız, köşesinde yarattığı, ayrı bir yer verdiği Taşaralı Medrun Bey tiplemesidir. Güncel veya genel konularda kendine özgü bakış açısıyla yaklaşan Taşaralı Medrun Beyi merak ettik. Kimdir? Nerelidir? Nasıl ortaya çıkmıştır? Bir şeyi en iyi tanıyan Onu ortaya çıkaran olduğu için biz de kendisine Taşaralı Medrun Beyi sorduk.' Orhan Pamuk
Orhan Ferit Pamuk 7 Haziran 1952de varlıklı bir ailenin son çocuğu olarak İstanbulun Moda semtinde özel bir hastanede[2] dünyaya geldi. Babası da, dedesi ve amcası gibi yüksek mühendisti. Aile servetinin temelini dedesi atmıştı. Babası IBM firmasının Türkiye bölümünde genel müdürlük yapmış olan Gündüz Pamuk, annesi 1700lü yıllarda Girit valiliği yapmış olan İbrahim Paşanın soyundan gelen Şeküre Hanımdır.' Kayıp / Emel Çarkçı
-Sesim, nerdesin? Sesini kaybetmişti kadın. Kalabalığın uğultusu içinde sesini arıyordu. Nereye düşürmüştü? Daha bir gün önce yanındaydı sesi. İçindeydi. “Sesimi çağıramıyorum.” ' Cengiz Aytmatov
12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistandaki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Törekul Aytmatov, annesi Nagima Hamzayevna Aytmatovadır. Adı, Cengiz Handan esinlenerek konulmuştur.' Eğitimde Müdürlerin Fonksiyonu / Hasan Coşkun
Eğitimde idarenin hayati bir fonksiyonu vardır. Eğer bir eğitim kurumda yönetici bilgili, kültürlü, şahsiyet ve kimlik sahibi bir insan ise okurumda eğitim-öğretim süreci çok sağlıklı bir şekilde işler, fakat tam tersine idareci kişilik zafiyeti içerisinde ve gerekli bilgi ve donanımdan yoksun ise eğitim-öğretim süreci çok olumsuz etkilenecektir.' 25 Yıldır Çevirisi Beklenen El- Müfredat Hakkında Ydr. Doç. Dr. Mehmet YOLCU ile Röportaj
el-Müfredât, Kurân üzerinde yapılan bir çalışmadır. Bu açıdan önce Kurân dememiz lazım. Öncelikle onun ana fikrini, dünya ve hayata getirdiği yorumu idrak etmeye çalışmamız gerekiyor. Bu yapıt Müfredâtu Elfâzil-Kurân veya el-Müfredât li-Elfâzil-Kurândır.' Bu Şehirde Kaç Kişisiniz? / Niyazi Karabulut
Şehrin nüfus tabelasında yazan rakam bu açıdan bakıldığında bir anlam ifade etmez. Asıl önemli olan yüreğinizi ve yüreğinizdekileri paylaşabileceğiniz kimselerin olmasıdır. Candan kucaklayıp boynuna sarıldığınız, çağırdığınızda gelen, çağırdığında tereddütsüz gideceğiniz kaç insan var bu şehirde.' Yaşamsal Çelişkiler / İlyas Sucu
Bilinmezlik belki de Tanrıdan insana geçmiş bir özelliktir. Ki insan da bilinmek isteyen, tanınmak isteyen bir varlık değil midir? Hayatın birçok alanında bunun için mücadele etmez miyiz? Aslında düşünce burada da bir paradoks yaşar. Bilinmek (insanın kendini bilmesi) hem varoluşsal bir sorunsaldır bunu kendisine amaç edinen için, hem de modern dünyanın dayattığı bir kimlik tanımlamasıdır. ' Şiddetin hayatımızdaki yeri, şiddeti meydana getiren sebepler, şiddetle oluşan olumsuzluklar ve bu olumsuzlukların topluma etkisi özenle incelenmelidir. Bunların tümü incelenirken, şiddetin evrendeki ve doğadaki durumuna göz atmamız gerekmektedir. Doğada şiddetin çeşitlerini görebilmekteyiz.Şanlıurfada kadın olmak zordur. Hele kuma olmak daha da zorlaştırır hayatı. Rabia, ikinci eş yani, kuma..60 yaşında.. evlilik hikayesini anlatmaya başlarken yüzünü bir gerginlik kaplıyor. Yüzünde ve sesinde yılların biriktirdiği acıların aksini hissetmek mümkün. Konuşurken sanki yıllar önce yaşadığı acılar tazeleniyor. Köyde doğmuş Rabia, evlilik çağına geldiğinde babası hayata gözlerini çoktan kapamıştır.Yeni Sakarya Gazetesini okuyanlar her hafta Salı günü Necati Mertin yazılarını görürler. Yerel, ulusal, küresel konulara farklı bakış açılarıyla yaklaşan Necati Mert her yazısında öykücülüğününde etkisiyle okuyanı uzun düşünce yolculuklarına çıkarır. Benim değinmek istediğim bir yıldan uzun süredir bu yazılarından bağımsız, köşesinde yarattığı, ayrı bir yer verdiği Taşaralı Medrun Bey tiplemesidir. Güncel veya genel konularda kendine özgü bakış açısıyla yaklaşan Taşaralı Medrun Beyi merak ettik. Kimdir? Nerelidir? Nasıl ortaya çıkmıştır? Bir şeyi en iyi tanıyan Onu ortaya çıkaran olduğu için biz de kendisine Taşaralı Medrun Beyi sorduk.Orhan Ferit Pamuk 7 Haziran 1952de varlıklı bir ailenin son çocuğu olarak İstanbulun Moda semtinde özel bir hastanede[2] dünyaya geldi. Babası da, dedesi ve amcası gibi yüksek mühendisti. Aile servetinin temelini dedesi atmıştı. Babası IBM firmasının Türkiye bölümünde genel müdürlük yapmış olan Gündüz Pamuk, annesi 1700lü yıllarda Girit valiliği yapmış olan İbrahim Paşanın soyundan gelen Şeküre Hanımdır.-Sesim, nerdesin? Sesini kaybetmişti kadın. Kalabalığın uğultusu içinde sesini arıyordu. Nereye düşürmüştü? Daha bir gün önce yanındaydı sesi. İçindeydi. “Sesimi çağıramıyorum.” 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistandaki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Törekul Aytmatov, annesi Nagima Hamzayevna Aytmatovadır. Adı, Cengiz Handan esinlenerek konulmuştur.Eğitimde idarenin hayati bir fonksiyonu vardır. Eğer bir eğitim kurumda yönetici bilgili, kültürlü, şahsiyet ve kimlik sahibi bir insan ise okurumda eğitim-öğretim süreci çok sağlıklı bir şekilde işler, fakat tam tersine idareci kişilik zafiyeti içerisinde ve gerekli bilgi ve donanımdan yoksun ise eğitim-öğretim süreci çok olumsuz etkilenecektir.el-Müfredât, Kurân üzerinde yapılan bir çalışmadır. Bu açıdan önce Kurân dememiz lazım. Öncelikle onun ana fikrini, dünya ve hayata getirdiği yorumu idrak etmeye çalışmamız gerekiyor. Bu yapıt Müfredâtu Elfâzil-Kurân veya el-Müfredât li-Elfâzil-Kurândır.Şehrin nüfus tabelasında yazan rakam bu açıdan bakıldığında bir anlam ifade etmez. Asıl önemli olan yüreğinizi ve yüreğinizdekileri paylaşabileceğiniz kimselerin olmasıdır. Candan kucaklayıp boynuna sarıldığınız, çağırdığınızda gelen, çağırdığında tereddütsüz gideceğiniz kaç insan var bu şehirde.Bilinmezlik belki de Tanrıdan insana geçmiş bir özelliktir. Ki insan da bilinmek isteyen, tanınmak isteyen bir varlık değil midir? Hayatın birçok alanında bunun için mücadele etmez miyiz? Aslında düşünce burada da bir paradoks yaşar. Bilinmek (insanın kendini bilmesi) hem varoluşsal bir sorunsaldır bunu kendisine amaç edinen için, hem de modern dünyanın dayattığı bir kimlik tanımlamasıdır.
 / Hava Durumu
Yorumlananlar

SON YORUMLANANLAR

    Link Bankası
    Çok Okunanlar
    Bugün henüz haber eklenmedi.
    Haber Arama


    Gelişmiş Arama

    Yahya Kemal Beyatlı
    Yahya Kemal Beyatlı
    17:53 - Bunda o kadar başarılıdır ki Süleymaniye'de Bayram Sabahı adlı şiirinde okuyucuyu tarihi b.

    Nizar Kabbani

    "Gerileme Kitabına Dipnotlar" şiiri Beyrut'ta Al-Adab dergisinin Ağustos 1967 sayısında yayımlanır yayımlanmaz bütün Arap dünyasında yasaklanmış ve Arap edebiyatının ilk samizdat örneği olarak gizlice elden ele dolaşmaya başlamıştır.

    Ali Şeriati

    Var olmak", dar, karanlık bir hücredir; kapısı ölüm, penceresi yaşamdır, pencerelerini bulmamış olanlar ya da yalnız "var olmak"la yetinecek ölçüde "az" olanlar ile bu "az olmak" tan biraz çok olmaları ya da çok duruma gelenler intiharın kurtarıcı yardımıyla, kapıyı açar, kurtuluşa doğru kaçarlar.

    Nazım Hikmet

    Bu arada hececi şairler arasında genç bir ses olarak oldukça ünlenmişti. Bahriye Mektebi'nde tarih ve edebiyat öğretmeni olan, ayrıca aile dostu olarak evlerine de gelip giden Yahya Kemal'e büyük hayranlık duyuyor, yazdığı şiirleri gösterip eleştirilerini alıyordu.

    Jean-Paul Sartre

    Sartre her şeyden önce kendisinden iyi bir edebiyatçı ve yetkin bir filozof olarak söz ettirmeyi başardı.

    Peyami Safa

    Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Konya'ya sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanısıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır.

    Friedrich Nietzsche

    Nietzschenin keskin zekâsı, içinde yaşadığı dünyanın çelişkilerini görmezlikten gelmesine engeldi. Muhtemelen, başkalarıyla fikirlerini paylaşmıyordu; bu durum, daha sonraları da kesinlik kazanacağı gibi, kendisi için tipik bir davranıştı.

    Yazarlar- Şairler

    En Çok Okunan Haberler

    Tüm Haberler »

    Köşe Yazarlarımız
    Anket

    Mahalle Baskısı Nedir?






    Tüm Anketler

     

    İstatistikler
       Kategori Sayısı : 16
       Haber Sayısı : 405
       Yorum Sayısı : 0
       Görevli : 10 Editör var.